Enfal Suresi 22. Ayet Ne Demek İstiyor? Bir Genç Yetişkinin Düşünceleriyle
Bazen insanın kafasında bir şeyler dolaşır, ama o bir türlü kelimelere dökemediği bir noktaya gelir. İyi bir örnek: Enfal Suresi 22. Ayet. Ne demek istediğini tam anlamak için birkaç kez okumak gerekebilir. Bazen insan, tek başına bir ayetle uğraşırken kendini bir antik yazı çözmeye çalışan eski bir bilim insanı gibi hissedebilir. “Enfal Suresi 22. Ayet ne demek istiyor?” sorusu, ilk başta basit gibi görünse de, derinleştikçe karışıklaşabilir. Hadi gel, bu ayeti, bazen fazla düşünen, bazen de komik sahnelerle güldürmeye çalışan biri gibi ele alalım.
Enfal Suresi 22. Ayet ve Bir Genç Yetişkinin Düşünce Yolu
Enfal Suresi 22. Ayet şöyle diyor:
“Şüphesiz ki, Allah katında en değerli olanınız, takvâsı en yüksek olanınızdır.”
Hadi bakalım, şimdi bu ayeti anlayacağız ama sadece kafa karıştırıcı bir dini açıklama yaparak değil, biraz da hayatla ilişkilendirerek. Zaten ben de bir İzmirliyim, yani hayatı biraz da espirili gözlüklerle görmek lazım, değil mi?
Kafamda Şu Soru: “Takvâ ne ya?”
Şimdi, Enfal Suresi 22. Ayet’in “takvâ” dediği kavram, aslında biraz daha fazla içsel bir durum. Kısacası, Allah’a karşı saygılı olmak, iyi bir insan olmak ve doğruyu yapmak. Ama bu takvâ olayı, sadece dua edip namaz kılmakla bitmiyor. Yani şöyle de diyebilirim: “Takvâ, her günümüzü namaz niyetine dönüştürebilmek gibi bir şey.”
Takvâ ve İzmir’de Günlük Hayat
Bunu biraz daha gündelik bir hale getirelim. Diyelim ki bir sabah İzmir’in meşhur Konak Meydanı’nda yürüyorsunuz. O an, karşınıza biri çıkıyor, mesela marketten alışveriş yaparken sabah saat 10:00’da domates almak isteyen bir amca. Adamın elinde, o bildiğimiz, içinde sarımsaklı ekmek olan poşet, her şeyden önce de moral kaygısı… “Bir tane domates alsam, belki üstüme başıma bulaşmaz,” diye düşünüyor.
Ve işte o anda sen, “Takvâ işte bu!” diye bağırmak istiyorsun. Çünkü o amca orada, sabahın köründe, belki de yapması gereken şeyleri unutmuş olsa da, o hâlinde sabırla markete gelmiş, bir tür içsel dengeyi sağlamış gibi. Kendince doğruyu yapmaya çalışıyor. Takvâ dediğimiz şey belki de işte bu; sadece dini ritüellere değil, hayatın her anında olabilen, içsel bir denge kurma çabası.
“Enfal Suresi 22. Ayet Ne Demek İstiyor?” Sorusu ve Derinleşen Anlamlar
Şimdi biraz daha ciddileşelim (ama yine de komik bir şeyler söyleyeceğim). Takvâya yaklaşmak, sadece ne yaptığınla ilgili değil; ne düşündüğünle de ilgili. “İç sesini dinle,” derler ya… Ben de o sesle bazen tartışıyorum. Bazen o ses beni ‘iyi insan ol’ diye zorlar, bazen de ‘ne var ki canım, bugünlük eğlencelik takıl’ diye seslenir. Ama işte Enfal Suresi 22. Ayet, bu iç sesin, içindeki takvâ sesiyle biraz daha bağlantılı.
Bir Diyalog: “Hayatımda Takvâ Önemli mi?”
Ben: “Ya, ne demek şimdi takvâ? Takvâ, bir insanın her anını iyi niyetle geçirmesi değil mi?”
Arkadaşım: “Evet ama bu iyi niyet, bazen moral bozucu olabiliyor. Anladın mı?”
Ben: “Yani diyorsun ki, iyi niyet bazen insanı yorar, takvâ da yorar mı?”
Arkadaşım: “Aynen. Takvâ, sadece ‘Allah’a karşı saygılı olmak’ demek değil. Aynı zamanda hayatın zorluklarıyla baş edebilmek de.”
Evet, işte bu sohbet, Enfal Suresi 22. Ayet’i biraz daha çözümledi. Çünkü takvâ dediğimiz şey, sadece bir düşünceyle sınırlı değil. Günlük hayatın karmaşasında, takvâ aslında bazen içsel bir denge kurma çabası ve bunu dışa vurma isteği.
Enfal Suresi 22. Ayet’in Modern Dünyadaki Yeri
Şimdi gel, bu ayeti biraz da modern hayata adapte edelim. Bugün en değerli şeyin, takvâsı en yüksek insan olduğunu söylüyor bu ayet. Peki, biz bu “değerli” kelimesini nasıl yorumluyoruz? Bugün takvâlı olmak demek, başkalarına saygı göstermek, doğruyu yapmak ve kendini iyi bir insan olarak yetiştirmeye çabalamak demek. Ama bir taraftan da, bu kadar zor bir dünyada, sürekli “iyi insan olma” baskısını hissediyoruz. “Her an mükemmel olmalısın” diyen bir dünya…
Benim gözlemlerime göre, İzmir gibi bir şehirde yaşarken insanlar, hayatı daha neşeli bir şekilde yaşama çabasında. Yine de, Enfal Suresi 22. Ayet’teki gibi, değerli olmak ve doğru yolu bulmak için daha içsel bir odak gerekiyor.
Sonuç: Takvâya Dair Son Düşünceler
Enfal Suresi 22. Ayet, bize aslında ne kadar içsel bir değer taşıdığımızı anlatıyor. Takvâ, dışarıdan görünenden daha derin ve karmaşık bir kavram. Her anı anlamlı kılmak, insanın içsel dengesini koruması, başkalarına saygı göstermesi, doğruyu yapmaya çalışması ve hayatın zorluklarına karşı direnç göstermesiyle ilgili. Kısacası, takvâ bir düşünce biçimi değil, bir yaşam tarzıdır.
Bu yazıyı yazarken düşündüm ki, belki de hayatın anlamı her zaman bir şeyleri “en iyi” yapmakta değil, doğru şekilde yapabilmekte yatıyordur. Ve evet, Enfal Suresi 22. Ayet tam da bunu söylüyor: Değerli olmak, takvâ sahibi olmak, her zaman doğruyu yapabilmekten geçiyor. Ama tabii ki, o amcanın sabah poşetini taşıması gibi, bazen küçük adımlar da büyük takvâyı oluşturuyor.