Giriş: Bir Karar Anı
Günün sonunda, Fatma ve Cemil bir kafede buluştular. Çalışan, koşturmacalı bir günün ardından, her ikisi de yorgundu ama birbirlerine söyleyecek çok şeyi vardı. Ancak bu buluşma, onların arasındaki farkları biraz daha derinleştirdi; hem de fark etmeden…
Fatma, iş yerindeki sorunlardan ve ailesindeki gerginliklerden bahsederken Cemil’in bir şey söylemeden sürekli notlar alması, işlerin çözülmesini sağlamaya yönelik tavırları ona garip geliyordu. Fatma ise kalpten çözüm bulmaya, insanları anlamaya, duyguları anlamaya çalışıyordu. Cemil’in sadece çözüm önerilerine odaklanması, Fatma’yı biraz yalnız hissettiriyordu.
O gün bir şey değişti: Fatma, Cemil’in her sorunu çözme tarzını kabullenmeye, Cemil de Fatma’nın empatik yaklaşımını anlamaya başladı. Bu, tıpkı bir öğrenme süreci gibiydi. Tıpkı edimsel koşullanma gibi. Bunu fark ettiler mi, bilmiyorum, ama… bir şeylerin farkına vardılar.
—
Edimsel Koşullanma Nedir?
Edimsel koşullanma, bir davranışın, o davranışı izleyen sonuçlara bağlı olarak güçlenmesi veya zayıflaması sürecidir. Yani, bir davranışa ödül ya da ceza gibi sonuçlar eklendikçe, o davranışın tekrarlanma olasılığı değişir. Fatma’nın ve Cemil’in hikayesindeki gibi, bir davranışın sonucunun kişisel gelişimde, ilişkilerde ya da iş yaşamında nasıl etkiler yarattığını düşündüğümüzde, edimsel koşullanmanın temel işleyişini görebiliriz. ([simplypsychology.org](https://www.simplypsychology.org/operant-conditioning.html?utm_source=chatgpt.com))
Cemil, her seferinde bir sorunu çözmeye çalışırken ödüllendirildiğini hissediyor. Başarılar, işlerin yolunda gitmesi, çözüm odaklı yaklaşımının sürekli olarak takdir edilmesi ona daha fazla çözüm odaklı davranma isteği veriyor. Fatma ise, insanlar arasında bağ kurmanın, duyguları anlamanın ve empati kurmanın doğru olduğuna inanıyor. Onun ödülleri, başkalarının güvenini kazanmak, onları gerçekten dinlemek ve onlara değer verdiğini hissettirmektir.
Bu iki farklı yaklaşım, birbirlerinin yaşamlarında “tekrar edilen” davranışlar yaratır; çünkü her biri kendini ödüllendirilmiş hisseder.
—
Fatma ve Cemil: İki Farklı Dünyadan
Fatma, bazen birini gerçekten dinlerken ve ona tam anlamıyla empati gösterirken, Cemil’in verdiği çözüm önerilerini almakta zorlanıyordu. Cemil, ondan “bir şeyler yapmasını” istiyor, çünkü onun için bir problemi çözmek, bir sonraki adıma geçmek anlamına geliyordu. Fatma, duyguların öne çıkması gerektiğini savunuyordu, çünkü o, insanların hislerinin doğru bir şekilde anlaşılmasının daha önemli olduğunu düşünüyordu.
Ama bir gün, bir projede çalışırken Fatma ve Cemil bu farklılıkları anlamaya başladılar. Fatma, Cemil’in çözüm önerilerinin aslında ne kadar etkili olduğunu fark etti. Cemil de, Fatma’nın empatik yaklaşımının insan ilişkilerinde ne kadar değerli olduğunu gördü. İkisi de farklı şekillerde davranmış, ancak birbirlerine verdikleri “ödüller”le zamanla bu farklılıkları kabullenmişlerdi. Bu da edimsel koşullanmanın bir başka örneğiydi: onlar bu süreçten, davranışlarının sonucuyla güçlendikleri, kendilerini geliştirdikleri bir ders çıkardılar.
—
Edimsel Koşullanma ve İlişkiler
Her birimizin dünyasında farklı edimsel koşullanma süreçleri var. Fatma’nın duygusal zekâsı, insanların hislerini anlamaya yönelik ödüllendirilirken, Cemil’in çözüm odaklı düşünmesi genellikle başarı, takdir ve sonucu görme gibi dışsal ödüllerle pekişiyor. Bu iki tarzın birleşmesi, aslında ilişkilerdeki dengeyi oluşturuyor.
Edimsel koşullanmanın etkisi, yalnızca iş hayatında değil, ilişkilerde de ortaya çıkar. İyi bir ilişki, her iki tarafın da birbirine verdiği ödüllerle beslenir. Fatma, Cemil’in empatik yaklaşımını benimsememiş olsaydı, sadece çözüm odaklı kalırdı. Cemil ise, Fatma’nın duygusal zekâsını öğrenmeseydi, sadece mantıklı çözüm önerileriyle hayatına devam ederdi. Ama onların birbirlerinden aldıkları ödüller, zamanla davranışlarını değiştirip güçlendirdi.
Bazen çözüm, birinin sadece gerçekten dinlenmesi olabilir. Bazen ise sadece doğru zamanda bir çözüm önerisi yapmak gerekir. Her iki durumda da, davranışın sonucunun onlara kattığı değer, kişisel gelişimlerinin temelini oluşturur.
—
Bir Sonraki Adım
Peki, sizce edimsel koşullanma sadece bireysel ilişkilerde mi işliyor? Hayatın farklı alanlarında, bir davranışa karşılık aldığınız ödül ya da ceza, sizi nasıl etkiler?
İçinde bulunduğunuz ortamda size ödüllendirilen davranışlar neler? Bu ödüller sizi nasıl şekillendiriyor?
Bir an durup, çevremizdeki ilişkileri ve deneyimleri değerlendirmek, edimsel koşullanmanın günlük yaşamımızdaki etkilerini anlamamıza yardımcı olabilir.
Fatma ve Cemil’in hikâyesinde olduğu gibi, hayatın karmaşasında, bazen fark etmeden edimsel koşullanma süreçlerinin içinde kayboluyoruz. Ama bu süreçler, aynı zamanda daha sağlıklı, daha güçlü ve anlamlı ilişkiler kurmamız için bir fırsat da olabilir.
—
Bu yazıda yer alan fikirler üzerine düşünmek, belki kendi davranışlarınıza dair farkındalıklar yaratmak, size de yeni bir bakış açısı kazandırabilir. Hangi davranışlarınızı ödüllendiriyorsunuz? Hangi ödüller sizi şekillendiriyor? Kendi hikâyenizi de paylaşmak isterseniz, yorumlarınızı bekliyorum!